Tüm yazılar

İlave Gümrük Vergisi (İGV): Hukuki Dayanak, Menşe Kuralları ve İthalata Etkileri

26.10.2026

Uluslararası ticarette ülkeler, gümrük tarifeleri ve çeşitli düzenleyici araçlar yoluyla ithalat politikalarını şekillendirmektedir.

Türkiye'de bu araçlardan biri de İlave Gümrük Vergisi (İGV) uygulamasıdır.

İGV çoğu zaman ithalat sırasında ödenen ek bir mali yükümlülük olarak değerlendirilse de konunun hukuki boyutu, menşe kuralları ve uluslararası ticaret anlaşmaları bakımından daha kapsamlı bir incelemeyi gerektirir.

İlave Gümrük Vergisi Nedir?

İlave Gümrük Vergisi, belirli ürünlerin ithalatında mevcut gümrük vergisine ek olarak uygulanabilen bir tarife aracıdır.

Uygulamanın kapsamı ve oranları, ilgili Cumhurbaşkanı Kararı ve ekli listelerde belirlenmektedir.

İGV'nin hukuki dayanağı değerlendirilirken 474 sayılı Gümrük Giriş Tarife Cetveli Hakkında Kanun, ilgili kararlar ve Türkiye'nin uluslararası yükümlülükleri birlikte dikkate alınmalıdır. İGV ile Ticaret Politikası Savunma Önlemleri Arasındaki Fark İlave Gümrük Vergisi ile anti-damping veya korunma önlemleri aynı hukuki kategoride değerlendirilmemelidir.

Anti-damping ve korunma önlemleri, belirli soruşturma ve zarar tespiti koşullarına bağlı ticaret politikası savunma araçlarıdır. İGV ise gümrük tarifeleri üzerinden işleyen bir düzenleme niteliği taşır.

Bu ayrım, uygulamanın hukuki dayanaklarının ve sınırlarının doğru anlaşılması açısından önemlidir.

Menşe Kuralları Neden Önemlidir?

İlave Gümrük Vergisi uygulamasında ürünün menşei belirleyici unsurlardan biridir. Bir ürünün sevk edildiği ülke ile menşe ülkesi her zaman aynı olmayabilir. Ayrıca A.TR dolaşım belgesi, tek başına eşyanın Avrupa Birliği menşeli olduğunu kanıtlayan bir belge değildir. Bu nedenle ithalat işlemlerinde ürünün menşei, tercihli ticaret düzenlemeleri ve yürürlükteki İGV kararlarının birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Gümrük Birliği ve Serbest Ticaret Anlaşmaları

Türkiye'nin Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği ilişkisi ve üçüncü ülkelerle yaptığı Serbest Ticaret Anlaşmaları, ithalat vergilerinin uygulanmasında önemli rol oynar. Ancak tercihli uygulamalardan yararlanabilmek için ilgili anlaşmanın kapsamı ve gerekli menşe şartlarının sağlanması gerekir. A.TR belgesi, tercihli menşe belgeleri ve menşe ispatına ilişkin diğer düzenlemelerin birbirinden ayrılması önem taşımaktadır.

İthalatçılar Açısından Riskler

İthalatçı firmaların yalnızca ürünün alış fiyatını veya temel gümrük vergisi oranını dikkate alması yeterli değildir. GTİP, menşe, İGV oranı ve varsa diğer mali yükümlülükler toplam ithalat maliyetini önemli ölçüde etkileyebilir. Yanlış menşe değerlendirmesi veya eksik mevzuat kontrolü, sonradan ek mali yükümlülükler ve uyuşmazlıklarla karşılaşılmasına neden olabilir.

Sonuç

İlave Gümrük Vergisi, sadece ithalat maliyetlerini artıran bir unsur değil, aynı zamanda dış ticaret ve tarife politikasının önemli araçlarından biridir. İGV uygulamalarının doğru yönetilebilmesi için gümrük tarifesi, menşe mevzuatı, uluslararası anlaşmalar ve güncel düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.

Hüseyin Coşar
B2BExim Gümrük ve Dış Ticaret Hizmetleri Koordinatörü