Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi yayımlandı. Peki şimdi ne olacak?
21.10.2026
27 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği yayımlandı.
Aradan yaklaşık bir ay geçti.
İlk aşamada hepimiz yönetmeliği, EK-1'i ve kapsamı anlamaya çalıştık. Ancak artık bence daha önemli bir soruya odaklanmamız gerekiyor:
“Şirketlerimiz bu yeni döneme nasıl hazırlanacak?”
Çünkü konu yalnızca çevre mevzuatı değil.
Üretimden enerjiye, dış ticaretten gümrüğe, ihracattan finansal maliyetlere kadar uzanan yeni bir uyum sürecinden bahsediyoruz.
T.C. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü'nün Şubat 2026 tarihli SKDM sunumunda yer alan verilere göre, 2025 yılında Türkiye'nin SKDM kapsamındaki ürünlerde AB'ye ihracatı 11,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Dolayısıyla bu konu artık sadece “karbon” konusu değil. Dış ticaret ve rekabetçilik konusu.
Ben özellikle gümrük müşavirleri açısından yeni bir çalışma alanının oluştuğunu düşünüyorum:
GTİP + SKDM + ETS + NACE + PRODCOM + Emisyon
Gümrük müşavirliği yalnızca beyannamenin doğru tanzim edilmesinden ibaret olmayacak; ürün, GTİP ve ihracat verilerinden hareketle müşteriye erken uyarı ve ön uyum perspektifi sunmak da giderek daha önemli hale gelecek.
İhracatçı firmalar açısından ise bugün sorulması gereken sorular oldukça net:
🔹 Ürünlerimiz SKDM kapsamında mı?
🔹 Üretim tesisimiz Türkiye ETS kapsamında mı?
🔹 Gerçek emisyon verilerimiz hazır mı?
🔹 Enerji ve üretim verilerimizi düzenli olarak tutabiliyor muyuz?
🔹 GTİP–NACE–PRODCOM bağlantımız doğru mu?
🔹 AB ihracatımızın karbon maliyetini bugünden görebiliyor muyuz?
27 Ağustos'ta yönetmelik yayımlandı. Artık sadece yönetmeliği okumak değil, yönetmeliği işletmenin içine taşımak gerekiyor. Bu nedenle hazırladığım değerlendirmede, gümrük müşavirleri ve ihracatçı sanayiciler açısından ilk bir ayın ardından nereden başlanabileceğini ele almaya çalıştım.
Başta kamu kurumlarımız, meslek kuruluşlarımız, ihracatçılarımız ve gümrük müşavirlerimiz olmak üzere bu alanda çalışan herkesin katkısının önemli olduğunu düşünüyorum.